İşverenin İşçi Aleyhine Tuttuğu Tutanaktan Sonra İş Akdi Feshedilebilir Mi?

17.03.2021 - Çarşamba 09:03

Uygulamada işverenler, iş akdini feshetmeyi düşündüğü işçiler aleyhine feshe dayanak olması yönünden tutanak tutmaktadırlar. Keza tutulan tutanağın ardından işçinin savunmasını da almaktadırlar. Bu tutulan tutanağa işçinin imza atmaması halinde iş akdinin feshedileceğini bildirmektedirler. 

Pek tabi işveren tarafının işçi aleyhine tuttuğu her tutanakta böyle bir amaç güdülmez. Pek çok zaman ise işçinin gerçektenden de ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan ya da İş Sağlığı ve Güvenliği yükümlülüklerine uygun olmayan eylemlerini tespit etmek için tutulmaktadır. 

Tutanağın İspat Yeterliliği Nedir?

Tutulan tutanakta işçinin imzası varsa ve işçinin bu tutanağa ihtirazi kaydı yok ise bu durum işçinin aleyhine sonuç doğurabilir. ANCAK işçinin iradesi fesada uğramış ise örneğin iş akdinin feshedileceği tehdidi ya da tüm haklarının alacağı vaadiyle yahut tutulan tutanağın aleyhine kullanılamayacağı yönünde bir beyan mevcut ise ispat yükü işçiye ait olmak üzere bu tutanağa mahkeme tarafından itibar edilmeyecektir. 

Yine işveren, işçiye mobbing uygulanmak suretiyle söz konusu tutanaklar tutulmuş ise TMK.m.2/2 kapsamında hakkın kötüye kullanılması olarak yorumlanır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumayacağından mahkemece mobbing uygulamak suretiyle tutulan tutanaklara itibar etmeyecektir. Örneğin mesai saatinin 08.00'de başlamasına rağmen işçinin 08.01'de dahi gelmesini tutanak altına alan ve bu durumu sürekli ve sistematik bir şekilde gerçekleştiren işverenin bu eylemine ve bu eylem sonucu tuttuğu tutanağa itibar edilemez. Pek tabi mobbing uygulanıp uygulanmadığını işçinin ispat etmesi gerekmtedir. 

Keza işçinin, gerçekten de ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı mevcut ise bu hususta tutulan tutanak hukuka uygundur ve delil değeri mevcuttur. Örneğin işyerine sarhoş gelen ya da çalışma arkadaşına sataşan bir işçi aleyhine tutanak tutulmuş ise ve tutanak tutan tanıklar da mahkemede bu olayı doğrulamış ise bu husus işveren tarafından ispatlanmıştır. Bu durumda işçinin kıdem ve ihbar tazminatı hakkı mevcut değildir. 

İşveren Çalışanlarının Tuttuğu Tutanağın İspat Gücü

Bu hususta Yargıtay kararlarında birlik yoktur. İşveren nezdinde çalışan işçiler, işverenin nüfuzu ve işten çıkarılma baskısı altında tutanak imzalamış ise söz konusu tutanaklara itibar edilmeyecektir. Ancak böyle bir durum söz konusu değil ise ve işçi tutanağın aksini ispat edemediyse bu tutanaklara itibar edilecektir. 

Sonuç Olarak;

Hakkında haksız yere tutulan tutanağa işçinin ihtirazi kayıt/şerh düşerek imzalaması ve savunmalarında da kendini haklı gördüğü hususları açıkça belirtmesi gerekmektedir. İnkar edilen tutanak yönünden açıln davada, itiraz edilen hususlar ayrıntılı bir şekilde ileri sürülmeli ve delillendirilmelidir. Tanık delili en önemli delildir. ZİRA; başka türlü ispat etme olanağı olmadığı takdirde kendini savunmak amacıyla ses ve görüntü kaydı alınabileceği kanaatindeyiz.

Şayet tutanak, gerçekleri yansıttığı takdirde söz konusu tutanaklara itibar edilecektir. Yeter ki işverenin mobbing eylemi amacıyla yapılan tutanaklardan olmasın. Av. Gizem Gül Uzun Kutlay

YORUM YAZ