Ödeme Taahhüdünü İhlal Suçu(İİK.m.340)- Taahhüdü İhlal Suçu

22.03.2021 - Pazartesi 08:01

Taahhüdü ihlal, borçlunun hacizden önce ya da hacizden sonra borcunu taksitle ödeyeceğini taahhüt edip de bu ödeme taahhüdünü de yerine getirmemesidir.
Suçun Maddi Unsurları
1- Suçun faili, ödeme taahhüdünü ihlal suçunun faili taahhüt tutanağı ile borcu üstlenen kişilerdir. Suçun mağduru ise kesinleşmiş icra takibinin alacaklısıdır.
2- Suçun eylemi; taahhüt vererek borcu üstlenen kişinin vermiş olduğu taahhütteki taksidin veya taksitlerin belirlenen süre içerisinde ödenmemesidir.
3- Taahhüdü ihlal suçunun oluşması için geçerli ve kesinleşmiş bir icra takibinin mevcut olması gerekir. Dolayısıyla icra takibi kesinleşmeksizin ödeme taahhüdü veren borçlu veya üçüncü kişi yönünden bu suç oluşmaz.
İhtiyati haciz sırasında verilen ödeme taahhüdü de bu suçu oluşturmaz. Zira ortada bir esas ve kesin bir takip mevcut değildir.
Taahhüdü ihlal suçunun oluşabilmesi için pek tabi borçlu asile veya borcu üstlenen üçüncü kişiye, kefillere icra/ödeme emrinin tebliğ edilmesi gerekmektedir.
Sanın taahhüt sırasında evli ise eşinin kefalet işlemi öncesinde veya icra kefilliği sırasında yazılı olarak rızasının alınması gerekir.
4- Borcun taksitle ödeneceğine dair bir borç ödeme taahhüdünde bulunulması gerekir.
Hacizden önce taksit anlaşması yapılabilmesi için mutlaka alacaklının rızası gerekir.
Borçlunun teklini ne olursa olsun, alacaklı hacizden önce taksit teklifini kabul etmek zorunda değildir. Hacizden sonra yapılan taksitlendirme teklifi Yasa'nın aradığı koşulları taşıyorsa alacaklının kabulüne gerek olmadan sonuç doğurur.
Hacizden sonra taksitlendirme anlaşması için kanun aradığı koşullar şöyledir
-- Borçlunun yeteri kadar malları haczedilmiş, ancak henüz satış istenmemiş olmalıdır. Satış isteminde sonra yapılan teklif alacaklıyı bağlamaz.
-- Borçlunun teklif ettiği taksitlendirmede her taksidin borcun dörtte birinden aşağı olmaması, ilk taksidin derhal ödenmesi, kalan taksitlerin süresi en geç aydan aya verilen suretiyle üç ayı geçmemesi gerekir. Özetle ilk taksidin derhal ödenmesi koşuluyla en fazla dört taksit yapılabilir.
Taksitlerin eşit olması koşulu yoktur. Sadece borcun dörtte birinden aşağı olamayacağı kuralı vardır.
Borç teklifi kanunun aradığı taksitlendirme koşullarını taşımıyorsa taksit anlaşması alacaklının kabulüne bağlı olur. Yani alacaklı borçlunun teklifini kabul etmedikçe taksitlendirme anlaşması geçerli olmayacaktır.
Kısmi ödeme taahhüdü de geçerlidir.
5- Ödeme taahhüdünde borcun asıl ve fer'ilerinin taksit sayısı ve miktarı ile tarihlerinin açıkça gösterilmesi ve tutanağın imzalanması gerekir.
Tutanakta, düzenleme tarihinin, takibe konu olan borç miktarının, başvuru ve tahsil harcının, vekalet ücretinin, icra masrafları ile icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faizin ayrıntılı olarak gösterilmesi ve yine alaaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat etmesi durumunda ise bu beyanın tutanağa ayrıca yazılması gerekir. Keza, borçlu imzası ile birlikte kabul ettiğine ilişkin beyanını da açıkça yazması gerekir.
Alacaklı tarafın kabul beyanının tutanakta yer almaması durumunda ise ödeme taahhüdünü kabul ettiğine yönelik kabul muhtırasının, borcun ödemesinin taahhüt edildiği tarihten önce borçluya tebliğ edilmesi gerekir. Ödeme taahhüdünde toplam borç miktarı bütün ferileriyle birlikte açıkça gösterilmemişse taahhüt hukuken geçerli olmadığından suç oluşmayacaktır.
Tutanakta belirtilen faizlerin hangi dönemleri kapsadığı açıkça belirtilmelidir.
Taahhüt tutanağında ilk ödeme tarihi olarak gösterilen tarih ile son taksit tarihi olarak gösterilen tarih arasındaki işleyecek faiz miktarlarının, tebligat giderlerinin, tahsil harcının ve peşin harcın ayrı ayrı hesaplanarak rakam rakam gösterilmesi gerekir.
6- Taahhüdün icra dairesinde yapılması gerekir.
Taahhüt icra memuru huzurunda yapılabileceği gibi alacaklı veya vekili ile borçlunun birlikte icra müdürlüğüne giderek icra müdürü veya memurunua taahhüt sözleşmesini onaylatmaları şeklinde de yapılabilir. Borçlunun icra dairesi dışında yapılan bir taksit sözleşmesini ihlal etmesi durumunda suç oluşmaz.
Taahhütün bizzat borçlu asil tarafından yapılması gerekir. Borçlu vekilinin vermiş olduğu taahhüt olduğu takdirde bu suç oluşmayacaktır.
Suçun Manevi Unsurları
Bu suç kasten işlenebilen bir suçtur. Kabul edilebilir bir nedenin olması haliyle kast ortadan kalkar. Uygulamada postaya gününden önce verilen taksidin takip dosyasında gecikerek girmesi, hastalık, yangın, su basması, deprem vb mücbir sebeplerin olması kabul edilebilir bir neden olarak görülür. Ancak ekonomik durumun yetersizliği vb. nedenler kastı ortadan kaldırmaz.
Borçlu kabuledilebilir bir neden şeklindeki bir savunmasını mahkemeye ileri sürmesi gerekir. Aksi takdirde mahkemece bu durum kendiliğinden araştırılmayacaktır.
Bu suç teşebbüse elverişli değildir.
Ayrıca bu suça iştirak mümkündür. Zira birden fazla kişinin birlikte borçlu sıfatı ile taahhüt vermesi durumunda iştirak olacaktır.
Bu suçta içtima hükümleri uygulanmaz.
Aynı icra takibi dosyasında hem kendisi adına hem de şirket adına taahhütte bulunmuşsa bu eylem tek sayılır. İçtima hükümleri uygulanmaz.
Yargılama, Yaptırım ve Zamanaşımı
Ödeme taahhüdünü ihlal suçunun yargılaması şikayet üzerine yapılır. Suçun kovuşturulması şikayete tabidir. Şikayet hakkı taksidin ödenmediğinin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay ve her durumda en geç eylemin işlendiği tarihten itibaren 1 yıl geçince düşer.
Şikayet dilekçesinde taahhüdün hangi ayına yönelik ihlal olduğunun(hangi taksidin ödenmediğinin) açıkça belirtilmesi gerekir.
Suçun yaptırımı 3 aya kadar tazyik hapsidir. Yükümlülük yerine getirilene kadar ve en çok 3 ay süreyle kişinin yükümlülüğüne uygun davranması yönünde hüküm kurulmalıdır.
Sanığın cezalandırılmabilmesi için takibin brüt asgari ücretin üzerindeki para alacağına ilişkin olması gerekir. Altında kalan takiplerde disiplin ve tazyik hapsi uygulanmaz. Alacak miktarı ise takibe konulan asıl alacak miktarıdır. İcra takibi sonrası fer'i alacaklar hesaba katılmaz.
Hapsin uygulanmasından başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse salıverilir. ödemelerini tekrar keserse hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Pek tabi tazyik hapsi süresi 3 ayı geçemez. İlk taksidi ödemeyen borçlu 3 ay süre ile tazyik hapsine karar verilmişse ve 3 aylık sürenin tamamı infaz edilmişse ikinci taksidin ödememesi durumunda ayrıca bir taahhüdü ihlal suçu oluşmayacaktır. Çünkü 3 aylık sürenin tamamı infaz edilmiştir.
Her bir taksit için ayrı ayrı tazyik hapsine karar verilmesi durumunda bu kararların her biri infaz yeteneğine sahiptir. İcra ceza mahkemesince yapılması gereken, borçlunun ilk taksidi ödememek suretiyle ödeme taahhüdüne aykırı davranması nedeniyle verilen 3 aya kadar tazyik hapsine ilişkin ilk hükmün infazını bekleyerek, eğer sanık bu tazyik hapsi kararının yerine getirilmesinden sonra borcu öder ise ödenmeyen diğer taksit yönünden kalan süre kadar tazyik hapsi kararı vermektedir.
Suçun yaptırımı tazyik hapsi olması nedeniyle seçenek yaptırımlara çevirme, hapis cezasının ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmaz. Bu suça ilişkin uzlaştırma hükümleri uygulanmaz.
İcra mahkemesinin verdiği tazyik hapsine ilişkin karar, kesinleştiği tarihten itibaren 2 yıl geçtikten sonra yerine getirilmez(İİK.m.354/2)
Avukat Gizem Gül Uzun Kutlay

YORUM YAZ